web site hit counter The Ecology of Law: Toward a Legal System in Tune with Nature and Community - Ebooks PDF Online
Hot Best Seller

The Ecology of Law: Toward a Legal System in Tune with Nature and Community

Availability: Ready to download

WINNER OF THE 2015 IBPA BENJAMIN FRANKLIN AWARD IN POLITICS/CURRENT EVENTS The Ecology of Law Fritjof Capra and Ugo Mattei argue that at the root of many of the environmental, economic, and social crises we face today is a legal system based on an obsolete worldview. Capra, a bestselling author, physicist, and systems theorist, and Mattei, a distinguished legal scholar, ex WINNER OF THE 2015 IBPA BENJAMIN FRANKLIN AWARD IN POLITICS/CURRENT EVENTS The Ecology of Law Fritjof Capra and Ugo Mattei argue that at the root of many of the environmental, economic, and social crises we face today is a legal system based on an obsolete worldview. Capra, a bestselling author, physicist, and systems theorist, and Mattei, a distinguished legal scholar, explain how, by incorporating concepts from modern science, the law can become an integral part of bringing about a better world, rather than facilitating its destruction. This is the first book to trace the fascinating parallel history of law and science from antiquity to modern times, showing how the two disciplines have always influenced each other until recently. In the past few decades, science has shifted from seeing the natural world as a kind of cosmic machine best understood by analyzing each cog and sprocket to a systems perspective that views the world as a vast network of fluid communities and studies their dynamic interactions. The concept of ecology exemplifies this approach. But law is stuck in the old mechanistic paradigm: the world is simply a collection of discrete parts, and ownership of these parts is an individual right, protected by the state. Capra and Mattei show that this has led to overconsumption, pollution, and a general disregard on the part of the powerful for the common good. Capra and Mattei outline the basic concepts and structures of a legal order consistent with the ecological principles that sustain life on this planet. This is a profound and visionary reconceptualization of the very foundations of the Western legal system, a kind of Copernican revolution in the law, with profound implications for the future of our planet. "


Compare

WINNER OF THE 2015 IBPA BENJAMIN FRANKLIN AWARD IN POLITICS/CURRENT EVENTS The Ecology of Law Fritjof Capra and Ugo Mattei argue that at the root of many of the environmental, economic, and social crises we face today is a legal system based on an obsolete worldview. Capra, a bestselling author, physicist, and systems theorist, and Mattei, a distinguished legal scholar, ex WINNER OF THE 2015 IBPA BENJAMIN FRANKLIN AWARD IN POLITICS/CURRENT EVENTS The Ecology of Law Fritjof Capra and Ugo Mattei argue that at the root of many of the environmental, economic, and social crises we face today is a legal system based on an obsolete worldview. Capra, a bestselling author, physicist, and systems theorist, and Mattei, a distinguished legal scholar, explain how, by incorporating concepts from modern science, the law can become an integral part of bringing about a better world, rather than facilitating its destruction. This is the first book to trace the fascinating parallel history of law and science from antiquity to modern times, showing how the two disciplines have always influenced each other until recently. In the past few decades, science has shifted from seeing the natural world as a kind of cosmic machine best understood by analyzing each cog and sprocket to a systems perspective that views the world as a vast network of fluid communities and studies their dynamic interactions. The concept of ecology exemplifies this approach. But law is stuck in the old mechanistic paradigm: the world is simply a collection of discrete parts, and ownership of these parts is an individual right, protected by the state. Capra and Mattei show that this has led to overconsumption, pollution, and a general disregard on the part of the powerful for the common good. Capra and Mattei outline the basic concepts and structures of a legal order consistent with the ecological principles that sustain life on this planet. This is a profound and visionary reconceptualization of the very foundations of the Western legal system, a kind of Copernican revolution in the law, with profound implications for the future of our planet. "

30 review for The Ecology of Law: Toward a Legal System in Tune with Nature and Community

  1. 4 out of 5

    Tyler Knight

    This was definitely one of the most interesting books that I have read. The Ecology Of Law brings about an important point that we as humans need to examine in order to ensure our long-term survival. As the authors point out, there have been many movements, large and small, that are helping to bring us closer to an ecoliterate society. I believe that this revolution is bound to happen, however, at this current pace, it may be too late by the time it actually does. Therefore, we must all do our p This was definitely one of the most interesting books that I have read. The Ecology Of Law brings about an important point that we as humans need to examine in order to ensure our long-term survival. As the authors point out, there have been many movements, large and small, that are helping to bring us closer to an ecoliterate society. I believe that this revolution is bound to happen, however, at this current pace, it may be too late by the time it actually does. Therefore, we must all do our part in order to increase awareness of our unsustainable, extractive society; moving forward into a generative society in which we can all live in tune with nature.

  2. 5 out of 5

    Timur Hakan Barak

    İsmi çok ilgi çekiciydi, hukuk da ekoloji de benim kişisel olarak ilgilendiğim alanlardı ve iki yazar bu disiplinlerin birleştirilebileceğini iddia ediyorlardı. Kitabın başında bilim ve hukuk arasındaki ilişkiyi anlatacaklarını ve sürdürülebilir bir yaşam için, ekolojinin korunması için hukukta ekolojik bir devrim yapılması gerektiği ve hukuk anlayışının baştan aşağı değişmesi gerektiğini ve eko-hukuk denen bir kavramın hayata geçmesi gerektiğini ve bunun nasıl olacağını anlatacaklarını belirtiy İsmi çok ilgi çekiciydi, hukuk da ekoloji de benim kişisel olarak ilgilendiğim alanlardı ve iki yazar bu disiplinlerin birleştirilebileceğini iddia ediyorlardı. Kitabın başında bilim ve hukuk arasındaki ilişkiyi anlatacaklarını ve sürdürülebilir bir yaşam için, ekolojinin korunması için hukukta ekolojik bir devrim yapılması gerektiği ve hukuk anlayışının baştan aşağı değişmesi gerektiğini ve eko-hukuk denen bir kavramın hayata geçmesi gerektiğini ve bunun nasıl olacağını anlatacaklarını belirtiyorlardı. Başlangıçta yazarların ilk argümanları pozitif bilimlerle hukukun evrilmeleri sürecinde birbirlerini çok ciddi bir biçimde etkiledikleri, hatta bir arada geliştiklerini savunuyordu. Ve kitabın ilk 3 bölümü boyunca bunu anlattılar. Açıkçası kitapta en çok beğendiğim bölüm bu oldu. Bilim tarihiyle çok sayıda eser okuduğumdan bilimin her perspektiften nasıl geliştiğini biliyordum ama hukukun evrimi ile ilgili bir şey okumamıştım. Ayrıca bunu bilim tarihiyle örnekleriyle açıklayarak nasıl beraber geliştiklerini anlatmak ve daha önce tanımadığım bazı büyük hukukçulardan verdikleri örnekler bana çok şey öğretti. Tabii yazarların iddiası Newton mekaniğinin ortaya konması ve dünyada Newton'cu görüşün egemen olmasına kadar geçen sürede bu birlikteliğin devam ettiğini, ardından bilimde Newton'cu mekanik dünya görüşünün terk edilmesine rağmen hukukta bunun yaşanmadığını ve bunun birçok sorunun temelinde yattığını savunuyorlardı. Bugünkü hukuk (ve özellikle mülkiyet) anlayışının dünyadaki ekolojik sorunların temelinde olduğunu iddia ediyorlardı. Bunun için kitapta yine en dikkat çekici düşünce olan müşterek varlık kavramını ve bunun ne şekilde hukukun temelinde yer alması gerektiğini anlatmaya koyuldular. Bu noktadan sonra artık kendi hayal ettikleri hukuk sistemini açıklamalarını ve bir temel oluşturmalarını bekliyordum. Maalesef bu konuda yeterince başarılı bir plan ortaya koyduklarını söylemek pek mümkün değil. Şikayetleri, sermayenin açgözlülüğünün tasviri, tüzel kişiliklerin kamu yararı gözetmek zorunda olmamaları gibi temel kavramların, toprak mülkiyetinin zararlarının tespiti konusunda söyledikleri ne kadar doğru ise, ortaya somut bir şey koymamaları bir o kadar üzücüydü. Mülkiyete toptan karşı çıktıklarını beyan ederek bir sosyalizm savunusu da yapmadılar, kapitalizm eleştirisi yapsalar da yeni bekledikleri devrimin temelleri hakkında -iddia etmelerine rağmen- bir taslak sunamadılar. Hatta verdikleri iyi örneklerin hepsi eleştirdikleri hukuki sistemin ve kapitalist ekonominin bulunduğu ülkelerdi. Dolayısıyla kitabın 10. bölümüne kadar çok haklı şikayetleri ve sorunlar görmeme rağmen, tatmin edici bir çözüm bulduğumu söyleyemeyeceğim. Müşterek varlıklar konusu ise en çok üzerinde yazılmış ve düşünülmüş konuydu. Bu da daha önce hiç üzerine kafa yormadığım bir konuydu. Daha çok müşterek varlık olması gerektiği konusundaki taleplerine katılıyorum. Ama bunun için bir anlayış farkı yeterli, hukuksal bir devrime ihtiyaç duyulduğunu hiç zannetmiyorum. Anayasalarda yapılacak ufak değişikliklerle. Mülkiyet ve sermaye biriktirme hakkının, dünyada şu anda yaşayan ve henüz doğmamış canlıların haklarından üstün olamayacağı anlayışını getirmek yeterli olacaktır. Ayrıca yasalarda ne yazdığı her zaman bunun uygulamada istenilen düzeyde karşılık bulacağı anlamına da gelmez. İsveç krallığı bir monarşi, İran islam cumhuriyeti ise bir cumhuriyettir. Hangisinin daha demokratik olduğunu tartışmak herhalde komik olur : ). Ayrıca anayasa yapmanın, yasaları düzgünce yapmanın anlayışı kökten değiştireceğini düşünmek de doğru değil. Yazılı bir anayasası olmayan İngiltere'de hukukun üstünlüğü çok yüksek seviyededir. İsteyen açık kuzey kore anayasasına bakabilir (https://www.wikiwand.com/en/Constitut...). Bu anayasada yazan onlarca demokratik hakkın uygulamada kuzey kore'de hiçbir şekilde olmadığını net bir şekilde görebilirsiniz. Dolayısıyla hukuki metinler değil, toplumun anlayışıyla ilgili devrimlerle sonuca ulaşabilir. Türkiye'de demokratik sandığımız partiler, dernekler veya örgütlerde bile hukukun üstünlüğü olduğunu sanmıyorum. Yasalarımızın yetersizliğinin bunun nedeni olduğunu asla düşünmüyorum. Türkiye'de de sorun hukukun adliye duvarları arasında olduğunu sanmamız, sanki o yasalarda yazan metinler günlük hayatta bizi bağlamıyor sanışımızdır. Aksine kişisel haklar ve hürriyetler ailede'de iş yerinde de okulda da bizi bağlar ve bunları içselleştirmek zorundayız. Müşterek varlıklar kavramını yüceltirken genelde işgal edilmiş ve kamun yararına kullanılan yerlerden örnekler verdiler. Halbuki kooperatifler de müşterek varlıklardır ve şimdiki hukuki düzende de yerleri olabilmektedir. Hollanda'nın büyük tarım başarısı kooperatifler ve üniversitelerin işbirliğinden doğmuştur, ve Hollanda halkının büyük bir zenginlik ve rfah içerisinde yaşamasını sağlamaktadır. Bu ülkenin yasaları da yazarların dediği gibi Uluslar arası güncel hukukla uyumludur. Hukuksal bir devrim yaşamadan da müşterek varlıkları artırmak ve sermayeden tüm halkın yararlanmasını sağlamak mümkündür kanımca. Son olarak kitaptaki sürdürülebilirlik ve ekolojiyi gelecek kuşaklara bozmadan teslim etmek ile ilgili çözümün hukuksal değil, anlayış temelli bir devrimle geleceğini düşünüyorum. Bu anlayışı da yine dünyadaki en hakiki yol gösterici sağlayacaktır: Bilim! Bilimsel düşüncenin egemen olduğu toplumlar, bir noktada anlayış değişikliklerine giderek, bilimsel (şüpheci ve sorgulayan) yaklaşımla gelecek kuşakları ve dünyayı kurtaracaktır. Bilim ve Hukukun üstünlüğünün olduğu ülkeler refah içinde yaşarken, şark kültürünün egemen olduğu saydamlığa değil güvene ve ahbaplığa dayanan, hukuku kişisel dünyasında uygulayamayan toplumlar ise fakirlik ve geri kalmışlık içinde yaşayacaktır.

  3. 4 out of 5

    MaSa

    In short, I agree with all the ideas put forward by the authors. However, as many good ideas as they had, they also have little to no depth. But keep in mind that these ideas are not new to me as a jurist specializing in public law. Actually the target audience for this book cannot possibly be jurists. I could criticize this book more than I did now, but I will refrain, especially since I fully support the ideas of the authors.

  4. 4 out of 5

    Al Clark

    Interesting history of the philosophy of law from an ecological perspective, with prescriptions for how to alter the legal system to blunt the human impact on the Earth. It suffers from the normal weaknesses in the genre, namely a dearth of new ways to affect the change recommended, and limited specificity when talking about goals. One big flaw in my mind was the repetition in various forms that humans had previously lived in harmony with their surroundings. While this may have been the case in pr Interesting history of the philosophy of law from an ecological perspective, with prescriptions for how to alter the legal system to blunt the human impact on the Earth. It suffers from the normal weaknesses in the genre, namely a dearth of new ways to affect the change recommended, and limited specificity when talking about goals. One big flaw in my mind was the repetition in various forms that humans had previously lived in harmony with their surroundings. While this may have been the case in prehistory, there is ample documentation of human-driven degradation of ecosystems from Phoenicia through today. Maybe rather than "harmony" they meant "not catastrophically poisoning," but they could've just said this if that's what they meant too..

  5. 5 out of 5

    Beyza

    Bir bilimci ile bir hukukçunun bir araya gelerek doğa, toplum ve hukuk hakkında bir kitap yazabileceğini çoğumuz aklımıza bile getirmeyiz. Ancak Fritjof Capra ve Ugo Mattei'nin Hukukun Ekolojisi ile yaptıkları tam olarak bu. Yazarlar, kitapta ilk olarak, şu an bizim yan yana getirmekte zorlandığımız iki alanın, bilim ile hukukun, aslında çok yakın geçmişe kadar birbirine paralel ilerlediğini, bilimsel düşünce ile hukuk düşüncesinin sürekli etkileşim hâlinde olduğunu, tarihteki meşhur bilimci-huk Bir bilimci ile bir hukukçunun bir araya gelerek doğa, toplum ve hukuk hakkında bir kitap yazabileceğini çoğumuz aklımıza bile getirmeyiz. Ancak Fritjof Capra ve Ugo Mattei'nin Hukukun Ekolojisi ile yaptıkları tam olarak bu. Yazarlar, kitapta ilk olarak, şu an bizim yan yana getirmekte zorlandığımız iki alanın, bilim ile hukukun, aslında çok yakın geçmişe kadar birbirine paralel ilerlediğini, bilimsel düşünce ile hukuk düşüncesinin sürekli etkileşim hâlinde olduğunu, tarihteki meşhur bilimci-hukukçulardan örnekler vererek ortaya koyuyorlar. Ardından bugün yaşadığımız çevre felaketlerinin sorumlusu olan ve insanı doğanın bir parçası değil de hâkimi olarak gören anlayışın (mekanikçi paradigmanın) bilim ve hukuk alanında nasıl oraya çıktığını ve geliştiğini, bu anlayışın her iki alandaki farklı tezahür biçimlerini okuyoruz. Yazarlar son olarak bilim alanında Darwin ile birlikte terk edilen mekanikçi paradigmanın, ekonominin her şeyin belirleyicisi olduğu hukuk alanında süregeldiğini ve en kısa sürede paradigma değişikliğine gitmediğimiz takdirde kendi türümüzle birlikte bütün dünyayı hızla yok oluşa sürükleyeceğimizi belirterek mevcut durumu değiştirmek adına birtakım çözüm önerileri sunuyorlar.

  6. 4 out of 5

    Brandon Wilde

    I found it fascinating to read about the philosophy of modern law, consider what it is founded upon (protection of oneself and one's property), and imagine a new legal system based on radically different principles (e.g. sustainability and the welfare of the whole). The authors explore the possibility of a society dominated by neither capitalism nor big government, but rather by the commons, and they provide numerous examples and analogies to explain it. Although these concepts felt somewhat dist I found it fascinating to read about the philosophy of modern law, consider what it is founded upon (protection of oneself and one's property), and imagine a new legal system based on radically different principles (e.g. sustainability and the welfare of the whole). The authors explore the possibility of a society dominated by neither capitalism nor big government, but rather by the commons, and they provide numerous examples and analogies to explain it. Although these concepts felt somewhat distant and foreign to me, the authors make a compelling argument for the pursuit of this legal and societal shift, which synthesizes both a return to old wisdom and a more pragmatic application of modern science and technology. Although large chunks of this book were difficult for me to understand, what with all the legal jargon used, I still enjoyed what I could understand, and appreciated the frequent appeals to modern science and what we can learn from it. If you enjoyed this book or its concepts or the science-y parts at all, I'd highly recommend Capra's other works, especially The Systems View of Life. I'd say this book could almost have been published as a prologue to The Systems View of Life.

  7. 4 out of 5

    Sara Echevarría

    Inspiring and wll presented!

  8. 5 out of 5

    Riley Holmes

    Good, quick, easy read, but too superficial to recommend wholeheartedly. The science history portions outlined the emergence of the Cartesian/Newtonian mechanistic worldview, and it's overturn by 20th century advances in quantum theory, relativity, and chaos/complexity. This material is a much watered-down version of Capra's excellent 'Systems View of Life' which I would recommend instead. Some tenuous parallels are drawn to the history of law, which was new to me but left me wanting more depth. Th Good, quick, easy read, but too superficial to recommend wholeheartedly. The science history portions outlined the emergence of the Cartesian/Newtonian mechanistic worldview, and it's overturn by 20th century advances in quantum theory, relativity, and chaos/complexity. This material is a much watered-down version of Capra's excellent 'Systems View of Life' which I would recommend instead. Some tenuous parallels are drawn to the history of law, which was new to me but left me wanting more depth. There were a few interesting examples of how global capitalism has gone awry, like the Bayh-Dole act, anti-Kelo laws, and George Soros' 1992 tanking of currencies. All were quickly glossed and the last one was not even given a cursory exposition. At times there's a hint of regressive yearning for days when everyone grows their own food and viisits the neighborhood cobbler. But overall they offer an urgent and idealistic view of the future of political economy and law, and have inspired the future direction of my research.

  9. 4 out of 5

    Lou Wooten

  10. 4 out of 5

    Mehmet

  11. 5 out of 5

    Joakim

  12. 5 out of 5

    Phil Plettro

  13. 5 out of 5

    Randall

  14. 5 out of 5

    Be Happy

  15. 4 out of 5

    Simo

  16. 4 out of 5

    Eray Mutlu

  17. 4 out of 5

    Angela

  18. 5 out of 5

    Bruno Nene

  19. 4 out of 5

    Charlie

  20. 4 out of 5

    Paul Vittay

  21. 5 out of 5

    Christoph Hurni

  22. 4 out of 5

    Samantha von Ende

  23. 5 out of 5

    Robin

  24. 5 out of 5

    Martin

  25. 5 out of 5

    Rowan

  26. 5 out of 5

    Adnabel

  27. 4 out of 5

    Jean-Marc

  28. 4 out of 5

    Stacy

  29. 4 out of 5

    Michael Layden

  30. 4 out of 5

    Tristan

Add a review

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Loading...
We use cookies to give you the best online experience. By using our website you agree to our use of cookies in accordance with our cookie policy.